DİNSİZ
İDEOLOJİLERİN ORTAK KÖKENİ |
HİTLER'İN SAPLANTILARININ KÖKENİ
DARWİNİZM'İN ÖĞRETİLERİNE DAYANIR
Nazizm, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Almanya'nın karmaşası
içinde doğdu. Nazi Partisi'nin lideri, hırslı ve saldırgan bir kişiliğe
sahip olan Adolf Hitler'di. 30 Ocak 1933 günü başbakan olan Hitler'in
dünya görüşünün temelini ise ırkçılık oluşturuyordu. Hitler Alman
milletinin asli unsurunu oluşturan ari ırkın, diğer tüm ırklardan
üstün olduğuna ve onları yönetmesi gerektiğine inanmıştı.
Hitler'in sözde "üstün ırkın egemenliği" için başlattığı
II. Dünya Savaşı'nın bilançosu çok ağır oldu. 50 milyondan fazla
insan öldü, bunların çoğu sivildi. Maddi kayıp olağanüstü rakamları
buldu. Nazileri bu facia için harekete geçiren en büyük etken ise,
sahip oldukları "üstün ırk" iddiasıydı. Bu iddianın kökeni
de, Darwin'in evrim teorisiydi.
Hitler'in en önemli fikri dayanağı, ırkçı Alman
tarihçi Heinrich von Treitschke idi. Treitschke, Darwin'in evrim
teorisinden şiddetle etkilenmiş ve ırkçı görüşlerini de Darwinizm'e
dayandırmıştı. "Uluslar ancak Darwin'in yaşam kavgasına benzer
şiddetli bir rekabetle gelişebilirler" diyordu ve bunun da
sürekli ve kaçınılmaz savaş demek olacağını belirtiyordu. Ona göre
"kılıç ile fetih, uygarlığın barbarlığa, aklın bilgisizliğe
üstünlük sağlamasının bir yolu" idi…(1)
Hitler de teorilerini geliştirirken, Treitschke gibi, Darwinizm'den,
özellikle Darwin'in "yaşam mücadelesi" fikrinden ilham
aldı. Ünlü kitabı Kavgam'ın adını, bu yaşam mücadelesi fikrinden
esinlenerek belirlemişti. Hitler de aynı Darwin gibi, Avrupalı olmayan
ırkları maymunlarla aynı statüye koyuyor ve şöyle diyordu:
"Kuzey Avrupa Almanlarını insanlık tarihinden
çıkarın, geriye maymun dansından başka bir şey kalmaz". (2)
Hitler, 1933 yılında, Nürnberg toplantısında "yüksek
ırkın aşağı ırkları idare ettiğini, bunun tabiatta görülen bir hak
olduğunu ve tek mantıklı gerçek olduğunu" ileri sürdü.(3)
İnsanların gelişmiş hayvanlar olduğuna inanan Hitler, doğal kuvvetlerin
ve şansın, kısacası tesadüflerin evrimi kontrol etmesine izin vermek
yerine, insan ırkını geliştirmek için, idareyi kendi ellerinde tutmaları
gerektiğine de inanıyordu. Ve Nazi hareketinin nihai hedefi de buydu.
Bu hedefe ulaşmak için ilk adım, aşağı ırkları, üstün ırk olduğuna
inandıkları Aryan ırkından ayırmak, izole etmekti.
İşte Naziler bu noktada, Darwinizm'i uygulamaya geçirdiler ve kendilerine
yine Darwinizm'den kaynaklanan "öjeni teorisi"ni örnek
aldılar. Toplumdaki hasta, yaşlı ve sakat insanlar Hitler'in emriyle
önce izole edildiler sonra öldürüldüler.
Hitler masum insanlara yönelik cinayetlerle ve acımasız uygulamalarla
Alman ırkının sözde evrimini hızlandırmaya çalışıyordu. Tarihçi
Hickman Hitler'in Darwinizm'den etkilenerek bu katliamları gerçekleştirdiğini
şöyle açıklamıştır:
Hitler katı bir evrimciydi. Psikozunun derinlikleri
ne olursa olsun Mein Kampf kitabı bir dizi evrim fikrini
sergiler, özellikle de en uygunların yaşam savaşı ve daha iyi
bir toplum için zayıfların katledilmesi fikirlerine yer verir.
(4)

DİPNOTLAR
1-Burns, Çağdaş Siyasal Düşünceler
1850-1950, s.446; Alaeddin Şenel, Irk ve Irkçılık Düşüncesi, Ankara:Bilim
ve Sanat Yayınları, 1993, ss.62
2-Carl Cohen, Communim, Fascism and Democracy,
New York: Random House Publishing, 1967, ss.408-409
3- www.trueorigin.org/holocaust.html
4-Hickman, R., Biocreation, Science Press, Worthington,
OH, pp. 51-52, 1983; Jerry Bergman, "Darwinism and the Nazi
Race Holocaust", Creation Ex Nihilo Technical Journal 13 (2):
101-111, 1999
|