DİNSİZLİĞİN
İNSANLARA ZARARLARI |
Din Yaşanmadığında Stres Kaçınılmazdır
İnsanlar arasında çok yaygın olarak
görülen ve "çağın hastalığı" olarak adlandırılan "stres"
psikolojik kökenli bir rahatsızlıktır. Korku, güvensizlik, umutsuzluk,
aşırı heyecan, işten çıkarılma korkusu, sağlığını veya yakınlarından
birini kaybetme kaygısı gibi duyguların bedende oluşturduğu genel
bir gerilim durumudur.
İnsanlar strese girdikleri zaman, vücutları
buna tepki gösterir ve alarma geçer. Vücutta çeşitli biyokimyasal
reaksiyonlar başlar. Vücut kandaki adrenalin seviyesini yükseltir,
enerji tüketimi ve vücut reaksiyonları maksimum seviyeye çıkar,
şeker, kolesterol ve yağ asitleri kana bırakılır, ayrıca kan
basıncı artar ve kalp atışı hızlanır.
Özellikle kronik stres çok büyük zararlara
sebep olabilir, vücut fonksiyonlarını değiştirir. Stres nedeniyle
vücuttaki adrenalin ve kortizon miktarı normal olmayan bir şekilde
yükselir. Glikoz beyne yönlendirildiğinde kolesterol miktarı
yükselir, bu da vücut için tehlike anlamına gelir. Kronik stres;
kalp hastalıkları, hiper tansiyon, ülser, depresyon, solunum
hastalıkları, egzama ve sedef gibi deri hastalıkları ve diğer
birçok sağlık problemleri ile bağlantılıdır.
"Stres ve stresin doğurduğu gerginlik
ve ağrı arasında önemli bir ilişki vardır. Stresin sebep olduğu
gerginlik damarların daralmasına, kafanın belirli bölgelerine
giden kan akımının bozulmasına ve o bölgeye giden kanın bir
hayli azalmasına yol açar. Diğer taraftan bir dokunun kansız
kalması doğrudan ağrıya sebep olur. Çünkü muhtemelen bir taraftan
gergin dokunun daha çok oksijene ihtiyaç göstermesi, diğer taraftan
dokunun zaten yetersiz kanla beslenmesi özel ağrı alıcılarını
uyarır. Bu arada adrenalin ve noradrenalin gibi stres sırasında
sinir sistemini etkileyen maddeler de salgılanmış olur. Bunlar
da doğrudan veya dolaylı olarak kasların gerginliğini artırır
ve hızlandırır. Böylece ağrı gerginliğe, gerginlik kaygıya,
kaygı da ağrının şiddetlenmesine yol açar." (1)
Ancak stresin yol açtığı en ciddi hastalıklardan
birisi kalp krizidir. Araştırmalar, agresif, telaşlı, rekabetçi
insanların kalp krizi oranlarının, bu davranışları az gösteren
insanlardan daha fazla olduğunu göstermektedir. "Hipotalamus'un
başlattığı, sempatik sinir sisteminin aşırı uyarılması aynı
zamanda aşırı insülin salgılanmasına ve dolayısı ile de bu insülinin
kanda birikmesine sebep olur. İşte bu durum sağlık açısından
hayati önem taşımaktadır. Çünkü, kroner damar hastalığına yol
açan şartların hiçbiri, kandaki fazla miktardaki insülin kadar
kesin ve yıkıcı bir rol oynamaz." (2)
Bu durum insanın doğal dengesinin dışında olağanüstü
bir durumdur. Bu olağanüstü durumun süreklilik göstermesi vücudun
doğal dengesini ve sağlığını bozar, çok çeşitli rahatsızlıklara
yol açar. Uzmanlar, stresin insan vücudu üzerindeki olumsuz
etkilerini şu temel maddeler altında toplamaktadırlar:
• Kaygı ve Panik: İşlerin
kontrolden çıktığı hissine kapılmak
• Terleme: Sürekli artan terleme, sık sık banyoyu kullanma
isteği.
• Ses değişmesi: Kekeleme, titreyerek konuşma.
• Hiperaktiflik: Ani enerji patlamaları, zayıf diabet
kontrolü.
• Uyumada zorluk çekmek: Kabus görmek
• Deri hastalıkları: Sivilce, akne, ateş, sedef hastalığı
ve egzama.
• Gastrointestinal belirtiler: Hazımsızlık, mide bulantısı,
ülser.
• Kas tansiyonları: Gıcırdayan veya kenetlenen dişler,
çenede ağrı, sırt, boyun ve omuzlarda ağrı.
• Düşük dereceli enfeksiyonlar: Nezle vb.
• Migren
• Hızlı kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı, yüksek tansiyon.
• Böbrek dengesizliği, su tutma.
• Solunum bozuklukları, kısa nefesler.
• Alerjiler
• Eklem yerleri ağrısı
• Ağız ve boğaz kuruluğu
• Kalp krizi
• Bağışıklık sisteminin zayıflaması
• Beyin bölgesinde küçülme
• Kendini suçlu hissetmek, kendine güvensizlik
• Kafa karışıklığı, doğru yorumlar yapamama, iyi düşünememe,
zayıf hafıza
• Aşırı kötümserlik, herşeyin kötüye gideceğine inanmak
• Kıpırdamadan bir yerde durmada zorluk çekmek, mutlaka
tempo tutmak
• Konsantre olamama, veya konsantrasyon zorluğu çekmek
• Sinirlilik, alınganlık
• Mantıksızlık
• Kendini yardımsız, umutsuz hissetmek
• Artan veya azalan iştah
Dinden uzak ve onun nimetlerinden habersiz
yaşayan insanlar, daima "stres" dediğimiz bu azaba
katlanmaya mahkumdurlar. Düşüncelerini, hayata ve olaylara karşı
olan bakış açılarını değiştirmedikleri sürece de bundan kurtulmaları
mümkün değildir. Bu gerçek, stresle mücadele konusunda uzmanların
yaptıkları tavsiyelerden de anlaşılmaktadır. Bu konuda tek bir
örnek vermek bile yeterlidir: Örneğin dinin insanlara tavsiye
ettiği konulardan birisi "öfkeyi yenmektir". Uzmanlar
da strese yol açan önemli bir faktör olarak gördükleri öfke
hakkında şunları söylerler:
“Karşınızdaki insan ne kadar kışkırtıcı olursa
olsun sükunetinizi kaybetmeyin. Ne kadar haklı gibi gözükürse
gözüksün (kendinizi savunma zorunluluğu hariç) şiddete başvurmayın.”
(3)
Görüldüğü gibi, huzurlu ve sakin bir yapıya,
rahat, güvenli ve endişelerden uzak bir psikolojiye sahip olunduğu
takdirde bu tip hastalıklar söz konusu olmayacaktır. Bu bilimsel
bir gerçektir. Huzurlu ve rahat bir psikolojinin ancak Kuran'ın
yaşanmasıyla mümkün olduğu da açıktır.

DİPNOTLAR
1. Stres ve Başa
Çıkma Yolları, s. 162
2. Acar Baltaş, Zuhal Baltaş, Stres ve Başa Çıkma
Yolları, S.159, Remzi Kitabevi,15. basım
3. Stres ve Başa Çıkma Yolları, s. 289
|